"Yaz geldi, piyasa durdu, sonbaharı bekleyelim." Oysa bu sakinlik, hazırlıklı bir alıcı için çoğu zaman bir avantaj penceresi.
Her yaz aynı cümleyi duyuyorum: "Yaz geldi, piyasa durdu, biz de sonbaharı bekleyelim." Anlaşılır bir refleks. Ama saha bana yıllardır şunu öğretti: yazın durağan görünen sakinliği, hazırlıklı bir alıcı için çoğu zaman bir dezavantaj değil, bir avantaj penceresidir.
Yazın alıcı trafiği genel olarak yavaşlar. Aynı ilana koşan rakip sayısı azalır; karar verirken üzerinizdeki acele baskısı hafifler. Anadolu Yakası'nda — Maltepe, Kartal ya da Kadıköy sahil hattında — yaz boyunca açık kalan kaliteli ilanları daha sakin bir ortamda inceleme şansınız olur.
Bir mülk yaz başından beri ilanda duruyorsa, bu çoğu zaman kötü bir şey değil — sezon sakindir. Satıcı tarafında zaman geçtikçe esneklik genel olarak artma eğilimindedir. Amaç pazarlığı bir savaş gibi görmek değil; mülkün gerçek durumuna dayanan makul bir teklif hazırlamaktır. Marj her mülkte farklıdır ve garanti edilemez.
Yaz stratejisinin kalbi burası. Kredi ön onayı hem bütçenizi netleştirir hem de satıcı karşısında hazır bir alıcı olduğunuzu gösterir. Ekspertiz / değerleme hazırlığı ise pazarlığa ve kredi sürecine sağlam bir zemin kurar. Doğru daire çıktığında günler değil saatler içinde hareket edebilmek için bunlar cebinizde hazır olsun.
Piyasa genellikle eylül-ekimle birlikte yeniden canlanır. İşte yaz stratejisinin özü: sakin yazı, kalabalık sonbahardan önce pozisyon almak için kullanmak. Anadolu'nun en sağlam evleri hep sabırla kuruldu; konut alımı da farklı değil — acele eden değil, hazırlanan kazanır.